Anne- Çocuk İlişkisi
Anne-Çocuk ilişkisi nasıl olmalı?
Hamilelik süreciyle başlayan bu ilişki, ömür boyu sürecek bir iletişim haline gelir. İlişkinin sağlam olabilmesi için annenin psikolojik veya ruhsal hiçbir rahatsızlığının olmaması gerekir.
Annenin çocuk üzerindeki etkileri neler?
Her anne çocuğunun akıllı ve uslu olmasını ister bunun için de çocuğa gereksiz tonlarca sınırlamalar koyar. Anne bu davranışıyla iyi yaptığını düşünür ancak durum sanıldığı gibi değildir çünkü çocuk hep yasaklı olan şeylere yeltenir hal böyle olunca da anne çocuğa bağırır veya döver. Bu bağırışlar ve dövmeler sürekli hale geldiği zaman çocuk, öz güvensiz bir birey olarak yetişir. Anne, çocuğun öz güven sahibi, kararlı, korkusuz olmasını beklerken çocuk sanılanın aksine pısırık, öz güven sahibi olmayan ve ileride topluma hiçbir faydası olmayan bir birey haline gelir. Yani anne çocuğunu yetiştirirken amacı ileride kendi ayakları üzerinde duran, vicdanı ve merhameti hiç eksik olmayan bireyyetiştirmek olmalıdır.Unutulmamalıdır ki bir anne katil de yetiştirebilir,bilge de. Bu durumda çocukla daha fazla zaman geçirdiği için özellikle anneye biraz daha fazla görev düşmektedir.
Günümüz anne-çocuk ilişkisi olması gereken düzeyde mi?
Bence bu soru günümüz annelerine şu şekilde sorulmalı:
“Ben, çocuğumu kesinlikle çok iyi yetiştirdim ileride vatanına ve milletine yararlı bir birey olup çok iyi yerlere geleceğine inanıyorum” diyebilir misiniz? Eğer bu sorunun cevabına çoğunluk evet derse ana sorumuzun cevabı da ortaya çıkıyor demektir.Ben bu soruya çoğunluğun evet diyeceğini zannetmiyorum çünkü gerçekten böyle bireyler çoğunlukta olsaydı dünya genelinde kadın cinayetleri, kadına şiddet, hırsızlık gibi toplumsal ahlak ilkesini çiğneyen durumlar cirit atmazdı.Bir anne adayı olarak tüm hemcinslerime çocuklarımızı vicdanlı,merhametli, vatanına milletine hayırlı bir birey olarak yetiştirmeliyiz. Aksi durumda üstte saydığım insanlığa ters olaylar daha da boy atacak gibi duruyor. Bu durumların çoğalması demek ağıza alınacak bir toplum kelimesini bile kalmayacağı demektir çünkü ülkemizde daha da artacak gibi duran insanlığın yüz karası kadın cinayetleri ve kadına şiddet özellikle evlenmek isteyen kadınlara bir engel teşkil ediyor. Toplumda kim kime güveneceğini bilmezken bir ömür geçireceğin insanı bulmak haliyle samanlıkta iğne aramak gibi bir şey oluyor.