TÜRKİYE’DE KORONAVİRÜS SANAT CAMİASINI NASIL ETKİLEDİ?
Tüm dünyada olduğu gibi koronavirüs ülkemizde de pek çok yaşamsal faaliyeti etkiledi ve bu süreç devam etmekte. En çok zarar gören meslek grupları içerisinde sanat ve emekçileri de var.
Sanatın Sadece Eğlence Olduğu Algısı
Sanatın sadece eğlence olduğu algısı belki de emekçilerin en mustarip olduğu durum. Yaşanan her tür felaket sonrası ilk olarak sanatsal faaliyetlere yönelik alınan yasaklamalar, ülkede ki tüm sanat sektörüne zarar vermekte. Çoğu, günlük yevmiyelerle çalışan pek çok müzisyen, tiyatrocu, dansçı, ses mühendisi vs. evlerine ekmek götüremez durumda kalıyor. Ve pek çoğunun ortak söylemi sanatlarını sadece eğlence üzerine icra etmiyor oluşları. Sektörün tüm çalışanlarını ve aileleri göz önünde bulundurulduğunda ise sayı yadsınamaz bir gerçeklik olarak gün yüzüne çıkıyor.
Peki, Koronavirüs Sürecinde Durum Nasıl?
Mart ayından bu tarafa sahneye çıkamayan müzisyenler başta olmak üzere pek çok sanat kolunda süreç çok sancılı ilerliyor. Saat kısıtlamaları ile başlayan yasaklar işletmelerin ve diğer performans sahnelerinin tamamen kapatılması ile süreci yaşamaya devam ediyor. Böylelikle domino etkisi yaratan bir durum yaşanıyor. Kültür Merkezleri, canlı performans mekânları ve işletmecileri, orada çalışan birçok personel, etrafta bulunan esnaf gibi detaylı bir irdeleme yapılırsa işsizliğin ve kalınan zor durumun anlaşılması çok uzun sürmüyor.
Sorunlar Nasıl Çözülür?
Meslek birlikleri ve sendikalar gereken önlemleri ve camianın sorunlularını yetkililerle sık sık paylaşıyor ve çözüm bekliyor. Kendi bünyelerinde üyelerine destek olmaya çalışan kurumlar sayının fazla olması kaynaklı gereken desteği gösteremiyor olmanın üzüntüsünü yaşıyor. Sorunlar nasıl çözülür sorusu önümüzde ki süreçte devlet büyükleri ile dönem dönem bir araya gelmeye devam eden meslek birlikleri yetkililerinin detaylı görüşmeleri sonrası netlik kazanacak ve uygulamaya geçilecek.